Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Farkındayım gittiğin günden bu yana, Yeniden düzenimi kuramadım bir türlü.. Yoluna koydum sandığım her şey yanlış yola sapmış.. Senin peşinde sürüklenmeyi seçip geride kalan her şeyi yoksaymışım.. Artık Umurumda Değilsin.... Yokluğuna alıştım acıtmıyor canımı sana dair hiç birşey.... Sensiz kendi cehennemimde mutluyum benn.... Bensiz cennetler senin olsun, Yoll al!! Yook ol!! .. Vazgeçtim her gün ölmekten, bir kere ölmeyi seçtim benn...... İsmini aklımdan, Sevgini yüreğimden, Gözlerini gözlerimden, Varlığını hayatımdan, Hayalini düşlerimden Sil - dimm!!
Affet beni yüreğim... Açtırdım kapılarını seni sevmeyene,derinlerdeki güzellikleri görmeyene...Sevgisizliklerine hapsettim seni... Affet beni gözlerim... Sana bakmayan gözlerin esiri etti.Gülerken saçtığın ışığını zindana çevirdim... Affet beni dizlerim... Gelmez yarin yolunda beklettim.Ayakta durmaya dermansız ettim. Affet beni sözlerim... Her acı sözü yutup;hep tatlı sözler söylettim.Zehir sözlere sevgi sözlerimi ziyan ettim... Affet beni kollarım... Seni sarmayan kollara her daim açık beklettim. Gelmeyince zalim yar,sevdalara seni açmamaya yeminler ettim... Affet beni gülüşlerim...Yalancı gülmelere kanıp gönülden gülmelerimle karşılık verdirdim.Yüreğimi ağlattılar sen yine de gülmeye devam ettin... Affet beni ellerim... Uzanmaz elleri tutmanı,hiç bırakmamanı senden bekledim.Bomboş kalınca üşüdün soğukluğun yüreğime işlettin... Affet beni Yarabbim... Verdiğin bu canın hakkını veremedim... Yüreğimi bir kulun yaralamasına,gözlerimi ağlatmasına,Kollarımı bağlatmasına izin verdim... Affet beni yarabbim O'nu çok sevdim.... Doğru zamanlarda yanlış insanlara,yanlış zamanlarda doğru insanlara mahkum oldu bu yürek... Belki doğruyu görmeye yetmedi gözlerim.Belki de yanlışı silmeye yüreğim...
Mirac Kandili, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) Efendimizin gecenin bir anında Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'ya, oradan da göklere seyahat ettirildiği mübarek gecenin adıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de; "Kulu Muhammed'i bir gece Mescid-i Haram'dan kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah'ın şânı yücedir.Doğrusu O, işitir ve görür." (İsra Suresi:1) buyurmuştur.
MRHB.İLKÖNCE ALANIMA ZİYARETİN VEDE GÜZEL YORUMUN İÇİN ÇOK TŞK.EDERİM.SENDE ALANINI ÇOK GÜZEL HAZIRLAMIŞSIN YÜREĞİNE SAĞLIK.HAYIRLI AKŞAMLAR DİLİYOR ALLAHA EMANET OL DİYORUM
Haziran bulutları olsun yatağın, Aşka düşsün yolun düşünde. Bir dere kenarında,
Söğüt gölgesine sığınsın başın Ayakların suda Aslında su senin ayaklarında gülüm Elinde Bursa işi bir çakı Sabaha kadar umutlarını yont!
Haziran bulutları olsun yatağın, Aşka düşsün yolun düşünde. Bir dere kenarında, Söğüt gölgesine sığınsın başın Ayakların suda Aslında su senin ayaklarında gülüm Elinde Bursa işi bir çakı Sabaha kadar umutlarını yont!
Düştüm cümlelerimden..Susuyorum..Susuzluğuma can ver nefesinle..."
Katransı bir geceden sonra " gül " doğumlarına şahit yüreğimle akıyorum satırlara. Ağustos ayazlarına maruz kalmış kalemimi kıyılarında umut dalgalarına vuruyorum..Susuzum biliyorsun. Ve bir o kadar uykusuzum.Giydir gözlerini Harami karanlığı gözlerime.Dudaklarım çölleşmiş. Vur bulutların nemini senli cümlelerimin benli boylarına..Durma öyle..Kaldır başını (son) baharlardan. Topla gülüşlerini vadesi dolmamış zamandan. Sancıları bağladım yüreğimin yamalarına. Karanlıklarda kaldım. Susuzluktan çatlıyor yüreğim.. Çölleşmiş topraklarıma " susmalarınla " düş...Yağ üzerime bulut bulut..Sal üzerine ıslak kirpiklerini. Savur gölgelerini delice bağrı yanık göğsüme. Eğ başını göğsümün kanayan yanına..Sesini aç yüreğimin..Duy yüreğimin kuruyan çığlıklarını..Hadi sevgili..Susuzluğuma yürek susuşlarınla can ver ..Geleceğime bin kurşun sıkan kuraklığa inat sözlerim ol nadasa bırakılmış dudaklarımda...Dua dua savrul yalnızlıktan kavrulmuş denizlerime. Varlığınla düş susuzluğuma.
" Mülteciyim zamansızlığın...Adressizim...Kıyılarında yaşamama izin ver....."
Sınır dışı hallerimi bilirsin sen. Kovulmalarımı, imla bozukluklarımı..Mülteciyim zamansızlığın. Adımlarımı çektim adreslerimden..Bir bavulu bile doldurmayan ömür sahifemi düştüm satırlardan..Adressizim. Hayat yekun yetersiz. Bakiyelerim hep karanlığa bölünüyor. Menzilim sen tut beni.. Ve öyle bir sev ki beni; ölüm bile hayran kalsın sevdana. Züleyha'nın Yusuf'u sevdiği gibi sev gibi.Gözünü karat..Kapat perdelerini.Benden başka göz bilme ..Adımdan başka hiçbir cümleyi alma dudaklarına.Avuçlarına yasla uykusuz gözlerimi.Öyle bir sev ki; Leyla gibi savur dudaklarından beni mim''siz çöllerine..Susuz bırak beni...Kurusun geçmişim..Yeter ki senin yanında olsun son nefesim..Sırtlan beni geleceğimi / kız düşlerimi..Kimliğimden soyunmuş bu adamı hüviyetine al..Sahiplen adressiz ellerimi..Yalnızlık etiketini, fişlenmiş geçmişimi, Filistin askısı gören kimliksizliğimi savur tozlu raflara. İçimdeki kekeme çocuğu sev. Şefkatine al öznesiz cümlelerimi..İki dudağından gayri bir yer bilmeyeyim.. Devrildim bir kez karanlığın ayak dibine..Yaralarım Eyyub gibi kanar. Sancılarım İsa gibi sabrımı yoklar...Hadi ölümle yamamadan hüviyetsizliğimi al beni cümlelerine.Ben susayım. Kapat üzerimi sesli kelimelerinle..Dizlerim kan revan. Köklerim ise ağıt figan..Kapındayım..Kıyılarındayım...Dağınıklığımı , yarımlığımı sen TAMAMLA.. Ve sonra her şeye göğsünü gerip benim sende YAŞAMAMA izin ver..
" Sürgüle Kapılarını..Ört üzerine Umutlarını..Sen ve Ben..Biz'iz artık..."
Beni ve seni biz yaptığın için diline kepenk vurmak isteyecek rüzgarlar.Beni hayatına aldığın için karanlıklar üşüşen saçlarına..Ayazlar kıyılarına dolacak..Küfür kokan yangınlar zorlayacak kapılarını..Sana kast edecek zaman. Beni yüreğine aldın diye bıçağın keskin yüzü beklese de seni, sakın boynunu bükme kekeme gecelere.Rest çekecek ölüm..Sen beni yaşat sonu ölüm ile müjdelense de susma sen..Eteğine uzanırsa militan yüzlü karanlıkların eli sakın çekinme elini tetiğini götürmeye.Vur alnı ortasından bize uzanan ayrılıkları.
Korkma sakın. Tek bir adım atma geriye..Bu doğum sancılı olsa da vakit tamam. Gün; güle, karanlık, fecre gebedir...Dilin vurgun yese de toprağa susmak yakışmaz sevgili...Tek toprağa vurulmaz kelepçe. Hadi durma öyle..Bağır bağırabildiğin kadar.. Yaşa beni gücün yettiği kadar..
" Yüreğinin sesini biraz daha aç ; Çünkü hiçbir " gül " topraksız.... Hiçbir hayat " umutsuz " yeşermemiştir..."
Satırlarıma 'sen' değil, Özlemin dökülüyor... Olmazsa olmazım 'sen'... Yoksun işte...
Bir
hayalden ibaret özlemlerim... Yastığıma başımı koyduğum da sadece sen'li
hülyalara bırakıyorum ruhumu... Dışına çıkılması zor bir yol
gibisin... Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan... Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında...
Anladım
ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni... Oysa basit
bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan. Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak... Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ? Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde...
Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz... Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen... Oysa, Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum... Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da...
Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı... Ve bilmek bahane değil 'bana'...
Olmazsa olmazım 'sen'... Yoksun işte... Ve görmüyorsun... Sana gözlerim değil, Yüreğim... Bedenim... Ağlıyor !
MASALIM Seni her düşündüğümde Yüreğimde bir acı saplanıyor Kanıyor öluyor yavaş yavaş Aşk yarası diye derler hep Benimkisi Özlem yarası Korkuyorum ölmeye sevgilim Ölürsem acım sana kalır diye Senin yüreğin dayanamaz biliyorum Ben maske kulanmaya oğrendim Bütün acılarımı saklamaya bilirim Bu yüzden seni hep yaşatırım
Sana kavuşacağım gün Hayalimde Kalbimde Gözümde Sen gel bebeğim Hayal gitsin Sen ol Yüreğimde Gözümde dudaklarımda Gölgeme Baharıma İhanet etmeye hazırım Sana dokunmak uğuruna
Sen özleme, Özleme beni yalvarırım Benim özlemim senin özlemine rastlarsa Masalda Tufan olur Ben ölürüm Duygular ölür Sen özleme ne olur Sana kavuştuktan sonra Beni öldür
Öldür ki yeniden sende doğabileyim Özlemsiz Masalsız Gerçek olarak sana geleyim Adımla Adınla....